İSLAMİYET VE BİLİM
Kutsal
kitabımız Kur'an-ı Kerim'le gelen ilk emir 'İkra' Oku! “Rabbinin adıyla oku”
hitabında okuma, yazma ve ilme çağrı
vardır. Çünkü ilim öyle bir güç ve değerdir ki; Âdem (as) onun sayesinde
meleklere üstün kılınmıştır. İslam, bilime ters değil aksine paraleldir. İkisinin
de temel noktası akıldır. İslamiyet biz insanlara bugünkü modern bilimin
yatığını 1400 küsür yıl önce kutsal kitabımız Kuran ile bildirmekte ve
araştırıp sorgulamamızı, evreni anlamaya çalışmamız, düşünmemizi istemiştir. İslam bilim dinidir. İnsanların aklını
kullanmasını önemseyen dindir. Kur'an'da
düşünmeye teşvik eden 700'den fazla
ayet bulunuyor. Aklın önemine daha fazla vurgu yapan başka bir metin yok.
Kur'an ayetleri Allah'ın gönderdiği ayetleri ve evrende yarattığı delillerin
üstüne akıl yürütmesini söyler. Kur'an'da düşünmeye teşvik eden ayet sayısı
700'den fazladır.
Şüphesiz
Kuran, astronomi, fizik, kimya gibi bir bilim kitabı ya da psikoloji veya
sosyoloji kitabı değildir. Ancak tüm bu ve benzeri alanlara öyle incelikler ile
temas eder ki özellikle bu konulara ilgi duyan ve bu konularda bilgi sahibi
olan insanları kendisine hayran bırakır. Kuran, bir bilim kitabı gibi
açıklamalar yapmaz ama bilimin alanına giren kimi konularda çok büyük iddialarda
bulunur. 1400 yıl önce vahyedilmiş bir kitabın dev iddialarının günümüze kadar
hem bilimsel hem de felsefi anlamda çürütülememiş olması ve aksine modern
bilimin verileri ile uyumlu olması, bu kitabın Allah tarafından gelmiş bir
vahiy olduğunun önemli delillerinden biridir.
Kuran ve diğer bilim dalları
arasındaki ilişki
Kuran’da
inananları bilim yapmaya teşvik eden, hem kendi benliğimizdeki hem de
Evren’deki delillere dikkat çeken birçok ayet bulunur. Kuran ayetlerinde dikkat
çekilenler ile ilişkilendirilebilecek bazı bilim dalları şu şekilde
örneklendirilebilir:
-
Astronomi (Gökbilim): “Üzerlerindeki
göğü nasıl kurduğumuza ve süslediğimize bakmazlar mı? Bir çatlağı da yoktur
onun.” (Kaf suresi 6)
- Jeoloji
(Yer bilimi): “Dağların nasıl dikildiğine bakmazlar mı? Ve yeryüzünün nasıl
yayıldığına bakmazlar mı?” (Gaşiye suresi 19-20)
-
Paleontoloji (Fosilbilim):
“Yeryüzünde dolaşın ve yaratılışın nasıl başladığına bir bakın...” (Ankebut
suresi 20)
- Arkeoloji (Kazı bilimi): “Yeryüzünde dolaşıp da kendilerinden öncekilerin
sonuna bakmazlar mı? Onlar bunlardan daha kuvvetliydiler, yeryüzünü eşip deşip
didik didik etmişler ve bunların imar ettiklerinden çok daha fazla imar
etmişlerdi.” (Rum suresi 9)
- Botanik (Bitki bilimi): “O, gökten su indirendir. Her çeşit bitkiyi onunla
bitirdik, ondan bir yeşillik çıkardık, üst üste binmiş taneler üretiyoruz ve
hurmanın tomurcuğundan sarkan salkımlar, bir kısmı birbirine benzeyen, bir
kısmı da benzemeyen üzüm bağları, zeytin ve nar bahçeleri meydana getirdik.
Meyve verirken ve olgunlaştığı zaman her birinin meyvesine bakın. Kuşkusuz
bütün bunlarda inanan bir toplum için deliller vardır.” (En’am suresi 99)
- Zooloji (Hayvanbilimi): “Muhakkak hayvanlardan alacağınız ibretler vardır.”
(Nahl suresi 66)
-
Embriyoloji (Canlı gelişimi bilimi): “Ey insanlar!
Eğer dirilişten şüpheleniyorsanız, gerçekten de sizi topraktan yarattık, sonra
bir damla sudan, sonra asılıp tutunan bir şeyden, sonra yaratılış biçimi belli
belirsiz bir çiğnem et parçasından; size apaçık gösterelim diye. Dilediğimizi
belirli bir süreye kadar rahimlerde tutuyoruz sonra sizi bebek olarak
çıkarıyoruz, sonra da güçlü çağınıza eriştiriyoruz.” (Hac suresi 5)
Bu
kadar farklı konudaki açıklamanın tek bir kitapta toplanmış olması ve kendi
içinde müthiş bir tutarlılık sergilemesi de Kuran’ın başka bir
benzersizliğidir. Mısır, Sümer, Babil, Fars, Hint ve Yunan gibi kadim bilgelik
merkezlerine ve bu merkezlerde yetişmiş bilge kişilerin ortaya koydukları
iddialara ve günümüze kadar ulaşan kitaplarına bakıldığında birçok iddianın
zamanla hatalı olduğu görülmüştür.
Oysa
Kuran ortaya koymuş olduğu ve kendi döneminde bilinmesi mümkün olmayan dev
iddialarında daima haklı çıkmış ve getirdiği tek bir delil dahi çürütülememiştir.
Kuran’da Düşümek ve Akletmekle
ilgili ayetler
Rahman
ve rahim olan Allah’ın adıyla;
Bakara / Ayet 219: …İşte böylece Allah, size ayetlerini açıklıyor.
Umulur ki siz düşünürsünüz.
Bakara / Ayet 231: …Allah’ın üzerinizdeki nimetini, size kendisiyle
öğüt vermek üzere indirdiği kitap ve hikmeti hatırlayıp, düşünün…
Bakara / Ayet 242: İşte akıllarınız ersin diye, Allah size ayetlerini
böylece açıklıyor.
Bakara
/ Ayet 266: …İşte Allah, ayetlerini size böylece açıklıyor. Umulur ki,
düşünürsünüz.
Bakara / Ayet 269: Dilediğine hikmet verir, hikmet verilene ise pek
çok hayır verilmiş demektir. Ve bunu ancak üstün akıllılar anlar.
Ali
imran / Ayet 7: …Üstün akıllılardan başkası da derin düşünmez.
Ali
imran / Ayet 65: …Siz hiç düşünmüyor musunuz?
Ali imran / Ayet 103: …Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün…
Ali imran / Ayet 118: …Düşünürseniz, biz size ayetleri açıkladık.
Ali imran / Ayet 191: Onlar ayaktayken, otururken ve yanları üzerine
yatarken Allah’ı anarlar; göklerin ve yerin yaratılışı üzerinde düşünürler…
Nisa / Ayet 82: Onlar hala Kuran’ı gereği gibi düşünüp anlamaya
çalışmazlar mı?
Enam / Ayet 50: De ki: ‘‘Kör ile gören bir olur mu? Hiç düşünmez
misiniz?’’
Enam / Ayet 80: …Hiç düşünmez misiniz?
Enam /
Ayet 151: …Düşünesiniz diye Allah size bunları emretti.
Enam / Ayet 152: …Öğüt alıp düşünesiniz diye Allah bunları size
emretmiştir.
Araf / Ayet 26: …İşte bunlar, Allah’ın ayetlerindendir, belki
düşünüp öğüt alırlar.
Araf / Ayet 57: …Gerekir ki düşünür, ibret alırsınız.
Araf / Ayet 130: …düşünüp ibret alsınlar.
Araf /
Ayet 176: …Bu kıssayı iyice anlat, belki biraz düşünürler.
Enfal / Ayet 22: Çünkü yeryüzünde dolaşan canlıların Allah katında
en kötüsü anlamayan ve düşünmeyen sağırlarla dilsizlerdir.
Yunus / Ayet 3: …Hala düşünüp ibret almayacak mısınız?
Yunus /
Ayet 24: …Düşünen bir kavim için ayetlerimizi işte böyle açıklarız.
Yunus / Ayet 100: Akıllarını kullanmayanlar üzerine Allah bir
uğursuzluk yükler.
Hud / Ayet 24: Bu iki ayrı grubun meseli, kör ve sağır ile gören
ve işiten gibidir. Bunlar hiç eşit olabilirler mi? Hala düşünmeyecek misiniz?
Hud / Ayet 30: …Siz hiç düşünmez misiniz?
Hud /
Ayet 114: …Bu ise, düşünebilenlere bir öğüttür.
Rad / Ayet 3: …Düşünecek olan bir kavim için bunda muhakkak ki,
ibretler vardır.
Rad / Ayet 19: Şimdi Rabbinden sana indirilenin gerçekten hak
olduğunu bilen bir kimse, kör olan bir kimse gibi olur mu? Fakat bunu ancak
üstün akıllı ve temiz vicdanlı kimseler idrak ederler.
İbrahim / Ayet 52: Bu Kuran, kendisiyle uyarılsınlar, Allah’ın ancak
bir tek ilah olduğunu bilsinler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye insanlara
gönderilmiş bir tebliğdir.
Hicr / Ayet 75: Gerçekten bunda, düşünen keskin anlayışlılar için
ibretler vardır.
Nahl / Ayet 11: …Şüphesiz ki bunda düşünecek bir topluluk için
büyük bir ibret vardır.
Nahl /
Ayet 17: …Artık siz düşünmez misiniz?
Nahl / Ayet 44: …Sana da Kuran’ı indirdik ki, insanlara vahiy
edileni açıklayasın. Belki onlar da düşünürler.
Nahl / Ayet 69: …Şüphesiz ki bunda düşünen bir millet için, büyük
bir ibret vardır.
Taha / Ayet 99: …Şüphe yok ki, sana katımızdan bir zikir (düşünüp
kendisinden ibret alınacak bir kitap) verdik.
Enbiya / Ayet 10: Hala akıllanmayacak mısınız?
Müminun / Ayet 68: Onlar bu sözü (Kuran’ı) hiç düşünmediler mi?…
Müminun / Ayet 85: …”Öyle ise siz hiç düşünüp taşınmaz mısınız?” de.
Nur / Ayet 1: …Belki düşünüp öğüt alırsınız diye onda açık açık ayetler
indirdik.
Nur / Ayet 27: …Herhalde (bunu) düşünüp anlarsınız.
Nur / Ayet 61: …İşte Allah düşünüp anlayasınız diye size
ayetlerini böyle açıklar.
Neml / Ayet 33: …Düşünsenize!
Kasas / Ayet 43: Andolsun ki biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra
Musa’ya olur ki düşünür, öğüt alırlar diye, insanlar için apaçık deliller,
hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitap’ı (Tevrat’ı) vermişizdir.
Kasas / Ayet 46: …ola ki onlar düşünüp öğüt alırlar.
Kasas / Ayet 51: …Andolsun ki biz, düşünüp öğüt alsınlar diye, sözü
(vahyi) birbiri ardınca ulaştırdık.
Ankebut / Ayet 43: İşte biz bu temsilleri insanlar için getiriyoruz;
fakat onları ancak bilenler düşünüp anlayabilir.
Ankebut
/ Ayet 63: …Fakat çokları akıllarını kullanmazlar.
Rum / Ayet 21: …Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice
ibretler vardır.
Rum / Ayet 28: …İşte biz, düşünecek bir kavim için ayetleri böyle
açıklıyoruz.
Secde / Ayet 4: …Artık düşünmeyecek misiniz?
Fatır / Ayet 37: Onlar, orada şöyle feryat ederler: “Ey Rabbimiz!
Bizleri çıkar, yapa geldiklerimizden başka Salih bir amel yapalım.” (Onlara):
“Size düşünecek olanın düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı
da gelmişti. O halde azabı tadın. Çünkü zalimleri kurtaracak yoktur.” (denir).
Yasin / Ayet 62: …Ya o zaman düşünmüyor muydunuz?
Yasin / Ayet 68: …Hala akıllanmayacaklar mı?
Saffat / Ayet 13: Kendilerine hatırlatıldığında da düşünmüyorlar.
Saffat
/ Ayet 137-138: …Hala akıl edip düşünmez misiniz?
Saffat / Ayet 155: Hiç düşünmüyor musunuz?
Sad / Ayet 29: Bu, sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır ki,
insanlar onun ayetlerini düşünsünler ve temiz akıl sahipleri ibret alsınlar.
Zümer /
Ayet 9: De ki: “Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” Ancak temiz akıl
sahibi olanlar anlar.
Zümer / Ayet 21: …Elbette bunda temiz akıllılar için bir ihtar
vardır.
Zümer / Ayet 27: Yemin ederim ki, bu Kuran’da insanlar için her türlüsünden
temsil getirdik. Gerek ki iyi düşünsünler.
Zümer / Ayet 42: …Şüphesiz ki bunda düşünecek bir kavim için nice
ibretler vardır.
Mümin /
Ayet 13: Size ayetlerini gösteren, sizin için gökten bir rızık indiren
O’dur. Fakat onları ancak gönül verip düşünenler anlar.
Mümin / Ayet 58: Kör ile gören bir olmaz, iman edip Salih ameller
işleyen kimseler ile kötülük yapan da bir değildir. Ne kadar da az
düşünüyorsunuz!
Duhan / Ayet 13: Onlar için bunu düşünüp öğüt almak nerede? Oysa
kendilerine gerçeği açıklayan bir de peygamber gelmişti.
Casiye / Ayet 13: …Şüphesiz bunda düşünen topluluklar için ibret ve
deliller vardır.
Casiye
/ Ayet 23: Hala düşünmez misiniz?
Muhammed / Ayet 24: Onlar Kuran’ı düşünmüyorlar mı? Yoksa kalplerinin
üzerinde kilitleri mi var?
Zariyat / Ayet 49: …Umulur ki, iyice düşünürsünüz.
Tur /
Ayet 36: …onlar düşünüp hakikati anlamazlar.
Vakıa / Ayet 62: …Düşünüp ibret almanız gerekmez mi?
Haşr / Ayet 2: …Ey akıl sahipleri! İbret alın.
Haşr / Ayet 21: Biz bu Kuran’ı bir dağa indirseydik, Allah’ın
korkusundan onu baş eğmiş, parça, parça olmuş görürdün. Bu misalleri düşünsünler
diye insanlara veriyoruz.
Mülk / Ayet 10: Ve derler ki: “Eğer biz dinleseydik, yahut düşünüp
anlasaydık şu çılgın ateşin halkı arasında bulunmazdık!”
Hakka / Ayet 40-41-42: Kuşkusuz Kuran, şerefli bir peygamberin (Allah’tan)
getirdiği sözdür. O bir şair sözü değildir, siz çok az inanıyorsunuz. Bir kâhin
sözü de değildir, ne de az düşünüyorsunuz!
Müddessir
/ Ayet 54-55: Hayır, hayır, O kuran kuşkusuz bir öğüttür. Dileyen onu
düşünür.
Beşikten mezara kadar ilim öğrenin
Hz. Muhammed
Yorumlar
Yorum Gönder