Ölümün hakikati nedir?
Ölümün hakikati nedir?
Günümüzde
insanların çoğu maalesef ki ölümün hakikatinden uzaklaşmış ve ömürlerini boş
şeylerle geçirmektedirler. Kimisi ölümü düşünmemek için kendini sürekli alkole
ve kötü şeylere verirken kimileri de ölümün hak olduğunun bilincinde hareket
etmektedir. Ölüm, sanılanın aksine çok korkutucu ve bir yok oluş değildir. Ölüm
bir vuslattır. Bizi yaratan yüce Rabbimize kavuşmaktır.
Ölümle
ilgili günümüze kadar pek çok bilgi ve çalışma gelmiştir. Bunlardan en bilineni
ölümsüzlüğü bulmaktır. Ancak ölümsüzlük bizleri yoktan var eden
yüceler yücesi Hz. Allah’a aittir. Onun dışındaki her şey ölmeye mahkumdur. Onun
hiçbir benzeri ve ortağı yoktur. Yüce Rabbimiz biz insanlar başta olmak üzere
kainatta bulunan her şeyi yaratmış ve bizlere zamanı belli ömürler vermiştir. Kimisi
çok genç yaşta vefat etmekte kimisi ise bir asrı devirmektedir. Ancak netice
itibariyle yaratılan her şey zamanı geldiğinde ölmektedir.
Ölüm
yokluğa gitmek değil, aksine ebedi hayata başlangıcın ilk aşamasıdır. İnsanlar dünyanın
geçici güzelliğine aldanıp ölüm hakikatini unutsalar da asıl zenginlik ve
mutluluk ebedi olan ahiret yurdundadır. Ahiret ebedi huzurun ve azabın olduğu
yerdir. Hiç kimsenin kaçamayacağı bir yerdir. Dünya ise fani bir yaşamdır. Bazı
büyük şahsiyetler dünyayı bir konaklama yeri olarak görmüştür.
Dünya
hayatı insanoğlunun imtihan yeridir. İyi işler yaptığı takdirde mükafatının çok
olduğu cenneti ve ya kötü ameller yaparak cehennemi kazanacağı yerdir. Ölüm bu
imtihanın son bulması demektir. Ölüm ile insan artık her şeyi apaçık
görebilmektedir. Ancak artık geriye dönüş olmadığı için yapılan tüm ameller
kendisiyle gelmektedir. Ölüm ile ebedi yurt olan ahirete ilk adım atılmış olur.
Ölüm, ölümsüzlüğe giden yolun
başıdır.


Yorumlar
Yorum Gönder